Neden çocuklar bir araya gelince yaramazlık potansiyelleri artar? Biri ne yaparsa diğeri de aynısını yapmak zorunda mı? Bu tarz soruları birçok annenin sorduğuna eminim. Genelde de ”Çocuk çocuğu etkiler”, ”Çocuk başka çocuğun yanında huy değiştirir” ya da ”Çocuğun huyu en çok başka çocukların yanında belli olur”, gibi yorumlar yapılıyor. Aslında anlamamız gereken şey, çocukların bir araya gelince özgürlüklerini ilan etmeleri. Belki de birbirlerinden destek alıp tüm kuralları yıkmak istemeleri… Bu durumu olumlu yöne çevirmekte bizim elimizde. Bunu en güzel, çocuğumuzla kuracağımız doğru iletişimle sağlayabiliriz. Doğru iletişimden kastım: İnatlaşmadan, onu anladığımızı hissettirerek ona yaklaşmak…

Kızım 2 yaşındayken anne, baba ve çocuk iletişimi hakkında bir kitap okumuştum. Bence ebeveyn ve çocuk iletişimi üzerine yazılmış iyi eserlerden biriydi. Bu kitapta, çocukla inatlaşarak değil, empati kurarak ve onu anladığımızı hissettirerek; iletişim kurmanın yolları anlatılıyordu. Verdiği örnekleri kendimce uygulamaya çalıştım. Başarılı sonuçlar aldığımı söyleyebilirim ama kitaptan aldığım bilgileri olduğu gibi uygulamadım. Uygulamaya çalışsam da oratya yapma görüntüler çıktı. Kızımın verebileceği tepkileri düşünerek olayları yorumladığım. Böylece sorunları daha kolay çözebildik. Kısaca doğru iletişim için gereken diğer şey çocuğumuzu iyi tanımak…

Kitaptan bir örnek: Çocuk, eve geldiğinde okul servisinin şoförü tarafından hakarete uğradığını ve itildiğini annesine anlatıyor. Annesi, şoförün böyle davranmasının nedenlerini aramak ya da oğlunun haklılığını desteklemek yerine, samimi bir biçimde duygusal ilk yardım sağlamayı seçiyor. ”Bu olay senin canını çok sıkmış olmalı.” ”Gerçekten o an şoföre kızmış olmalısın.” Sonuç: Çocuğun öfkesi geçiyor…

Açıkcası ben bu durum karşısında bu kadar sakin tepkiler verebilirmiyim bilmiyorum; ama bizim yaşadığımız başka örnekler verebilirim size…

Bizden Örnekler: Gittiğimiz bir misafirlikte arkadaşının yatağında zıpladığını gören kızım, eve gelince aynısını yapmayı deniyor: ”Yatakta zıplanmaz, yapma düşersin!”,diyorum. Sonuç: Gizli gizli yatakta, koltukta uygun gördüğü her yerde zıplama çalışmalarına devam etmek oluyor. Bunun yerine, ”Yatakta zıplamak tehlikeli kızım. Zıplamayı çok seviyorsan, ben yanındayken yap. Yalnız değil!” Sonuç: Zıplamak istediğinde beni yanına çağırıyor (Yatağın yaylarının bozulması, onun düşme riskinden iyidir 🙂 ).

Başka bir örnek verirsem: 3 kuzen bir arada keyifle oyun oynuyorlar. Yemek vakti olduğu için onları yemeğe çağrıyoruz. Kızımdan aldığım cevap: ”Duymuyorum anne’, oluyor.  Sesimi yükseltmeliyim diyerek daha yüksek sesle, ”Kızım hadi yemek zamanı”,diyorum. Sonuç:”Anne, anlamıyorum seni anlamıyorum…”,diyerek yemeğe gelmiyor.

Aslında olayı anlamayan benim: ”Anne sen işine bak, beni rahat bırak”, diyor kızım. Bense ”Hadi yemek”, diyorum. Bırak çocuğu oynunu oynasın, acıkınca tıpış tıpış gelecekler nasılsa… Sanki bu küçük afacanlara, istemedikleri bir şeyi yaptırmanın imkansızlığını bilmiyoruz! Sanırım doğru iletişim için biraz onların huylarına gitmekte gerekiyor.

Çocuğunuzla doğru iletişim kurduğunuz zaman, o da sizi anlayacak ve dinleyecektir. Her zaman müdahale etmek, çocuğun sizinle inatlaşmasına neden olabilir.  O an yaptığı büyük bir yaramazlık değilse yapmasına izin verin. Doğru zamanda kısa ve net cümlelerle onunla konuşmak, o an müdahale etmekten daha etkili oluyor ( Bugünkü davranışını doğru değildi,  bazen istemesekte yapmamız gereken şeyler var!).

Doğru iletişim için birçok örnek verilebilir. Bence önemli olan çocuğun, karşısındaki ebeveyninin onu anladığını bilmesi…

Merak edenler için bahsettiğim kitabın adı: Anne Baba ve Çocuk Arasında. Yazarı: Dr. Haim G.Ginott.  

 

 

İlginizi çekebilir:

Çocuklar ve Hazır Gıdalar

Televizyon ?