İşe gitmek için erken kalktığım ve kendimi iyi hissetmediğim bir sabah. Giyecek bir şey bulamıyorum, doğal olarak geriliyorum. Akşam eşimle konuşuyoruz ”Acaba hamile misin?” diyor. Hiç ihtimal vermesem de gebelik testi yapıyorum, sonuç pozitif.

Arkadaşımın tavsiye ettiği bir kadın doğumcuya gidiyoruz. ”Evet bir kese var ama tam gelişmemiş,” diyor. Ne demek istediğini anlamıyorum. Düşündüğüm tek şey; bebeğim iyi mi, değil mi? Endişeli geçen bir haftadan sonra düşük tehlikemin olduğunu öğreniyorum!

Her sabah konuşuyorum bebeğimle ve en iyi şekilde beslemeye çalışıyorum onu. Her gün azar azar kanamam oluyor yine de vazgeçmiyorum. Bir sabah sancıyla uyanıyorum, kanamam da artmış. Hissediyorum gittiğini! Tam bir aylık olacakken kaybediyorum ilk bebeğimi. Benim için yıkım oluyor. Plansız gelmişti ama varlığına çoktan hazırdım.

Doktoruma sorduğum ilk soru ”Bir daha ne zaman anne olabilirim?” Anne olmayı çok istediğimi gören doktorum bilinçli ya da bilinçsiz (Yorum yapmak istemiyorum) beni yorucu bir tedaviye sokuyor. Yumurta çatlatma iğneleri, haplar… Bu süreç 5 ay sürüyor. ”Neden bunları yapıyoruz?” diye sorduğum da  ”Bir daha düşüğün olmasın, diye”  yarım yamalak bir açıklamada bulunuyor.

Mutlu Son

Tam 5 ay geçmişti ama ben çoktan yıpranmıştım. Nihayet başka bir doktora gitmeye ikna oldum. Doktor, hikayemi dinledikten sonra böyle bir tedaviye başlamak için bir sene geçmesi gerektiğini; eğer bir sene içinde hamile kalamıyorsanız, nedenin araştırılıp sonrasında tedaviye başlanıldığını anlattı. Rahatladım, en çok o ilaçlardan kurtulduğum için mutluydum. Ve üç ay sonra hamile kaldım 🙂

Hamilelik öncesi yapılması gerekenler hakkında bilgi alabileceğiniz adresler;

Bebekvegebelik.com sitesi

Bebişler.com sitesi

Düşükle ilgili bilgi alabileceğiniz adresler;

nedenolur.net sitesi

doktorsitesi.com