Bazıları doğuştan şanslı doğar bazıları ise doğuştan şanssız . Gerçekten bu böyle mi? İnsan kendi şansını biraz da kendi yaratmaz mı? Yaşamak istediğini yaşamaz mı ? Hayatın bana en iyi öğrettiği şey bu oldu ”İnsan yaşamak istediğini yaşar!”

İşte benim hikayem: 

Yaşım 16 iken kaçarak evlendim, çocuktum o yaşta! O çocuk aklımla aşıktım. Komik olan aşık olduğum adamın hayatımın yanlış tercihi olmasıydı. Geriye baktıkca ”Ah Betül ah” diyorum, diyorum ama  yaşananları silemiyorum!

Yıkılmış bir evlilik sonrasında bana kalan iki kızım oldu. Ailemle birlikte büyüttüğüm kızlarım! Bu arada ben de büyüdüm daha doğrusu büyümek zorundaydım. Şanslı mıydım? Evet bir ailem vardı arkamı yasladığım, güç aldığım. Bazen düşünüyorum ”Ya onlar da olmasaydı!”

Şimdiler de kaçanları yakalamaya çalışıyorum, kaçırdıklarımın sayısına bakmadan. Dönüp onlara üzülecek vakit mi var? Geride ne kaldıysa artık… Çok değil istediklerim: Yeni bir iş, kendime ait bir ev ve sevdiğim herkes… Bir hayat, bana ait bir hayat hayalim, çok değil aslında!

Yapamaz mıyım? Param yok, diplomam yok, yabancı dilim yok ya da yaşım 20′ler de değil; ama bunu yapma isteğim var, hepsinden önemlisi sağlığım var. Evet yaparım çünkü istiyorum, çünkü mutluyum, çünkü hayallerim var…

İnsan yaşamak istediği şeyleri yaşar. Belki en baştan, belki erteleyerek benim gibi! Ne yaşamak istediğini sen seçersin başkası değil. Kısaca mutlu olmak istiyorsanız olursunuz. Yok karalar bağlayıp ağlamak istiyorsanız, buyrun ağlayın.

Okuduğum bir kitapta 17 Ağustos depreminden bahsediliyordu. Küçük bir kız, annesi ve babasını kaybetmiş ailenin ortanca çocuğu. Deprem sonrası ablası şokta. Bir de küçük kardeşi var bakılması gereken. Küçük kız güçlü; ağlamayı, kaygılarının ve  korkularının onu yenmesini seçmiyor, güçlü olup yaralarını sarmayı, geride kalan kardeşlerine destek olmayı seçiyor. Bunu yaparken de örnek oluyor çoğu kişiye bir de bana…

Hayatta başınıza ne gelirse gelsin olumlu düşünmek, sığınacak bir şeyler bulmak zor değil. Gerekirse yardım alın sevdiklerinizden ama vazgeçmeyin yapmak istediklerinizden ve hayatınızdan.

Mutlu olmayı isteyin, bunun için gülümseyin herkese, hayata. Paylaşın elinizdekileri korkmayın vermekten, insanlara gülümsemekten. Karşılıksız sevin. Sizin sevdiğinizden daha az seviyor diye insan kaybetmeyin. Ya da sürekl hediyeler alıp beni sevsinler diye bekliyorsanız, üzgünüm sevilmezsiniz. Yaptığınız şeyleri karşılık beklemeden yapın. Daha mutlu olursunuz.

Bir hikaye daha anlatıp size veda etmek istiyorum. Ahmak adamın hikayesi bu. Artık bundan ne çıkarırsanız…

Neden ahmak? İşte nedeni: Hayatından memnun olmayan bir adam, sürekli şikayet edip mutlu olmadığını anlatıyormuş. İsteklerini sıralıyor ama bunları kazanmak için hiçbir şey yapmıyormuş. Bir gün ormandaki büyücüye gitmeye kararvermiş, ondan mutlu olmanın sırırını öğrenecekmiş. Yolda karşisina aç bir kurt çıkmiş. Kurt ondan yiyecek istemiş o da ”Büyücüye gidiyorum  ondan senin için yiyecek isterim,” demiş yola devam etmiş. Sonra bir ev çıkmış karşısına, büyük ve güzel bir evmiş. Evde yalnız yaşayan bir kız varmış çok mutsuz olduğunu ve sıkıldığını anlatmış adama. Adam, büyücüye gittiğini ve ondan büyücüye bahsedeceğini söylemiş. Son olarak yaşlı bir ağaç çıkmış karşısına. Kurumuş, yaprakları dökülmüş bir ağaçmış bu. Ağacada söz vermiş,  büyücüye iletecekmiş ağacın sorununu.

Nihayet büyücüye ulaşmış adam, önce kendi derdini sonra diğerlerini teker teker anlatmış. Büyücü ”Sen evine dön, kendi şansını döndüğün zaman bulacaksın,” demiş. ”Ağaca söyle, dibinde altın gömülü, kurumasının nedeni bu. Yalnız yaşayan kız evlensin, bir hayat arkadaşı ve ailesi olunca mutlu olacak. Kurta gelince, yoluna çıkan ahmak adamı yerse açlıktan ölmeyecek,” demiş. Adam hevesle evin yolunu tutmuş. İlk ağaca anlatmış büyücünün dediklerini. Ağaç, ”Hadi çıkar altınları, ben kurtulurum sen de zengin olursun” demiş. Adam, ”olmaz benim şansım evde beni bekliyor,” diyerek ağacın yanından ayrılmış. Yalnız kıza gelmiş ve ona da anlatmış büyücünün dediklerini, Kız ”Hadi evlen benimle mutlu olalım,” demiş. Adam ”Olmaz benim şansım evde, başkasını bul,” diyerek yola devam etmiş. Sıra kurta gelmiş. Kurt sormuş ”Büyücü yiyecek yolladı mı?” Adam ”Hayır ama gördüğün ahmak adamı yersen açlıktan ölmeyeceğini söyledi, ne demek istedi anlamadım” demiş. Kurt gülmüş ”Ben anladım,” diyerek adamı bir güzel yemiş.

Hayatı erteleyip, kaçıranlar için güzel bir hikaye doğrusu, hoşçakalın :)

Hikaye: Nil Gün / Küçük Pembe Mutluluk kitabından alıntıdır .