Berlin seyahatimin ilk günü, gezdiğim her sokakta, gördüğüm her insanda soğuk bir hava hissetmiştim. Güzel bir düzen üzerine kurulmuş bu kentin, soğuk bir atmosferi vardı. Bu da bana çok itici gelmişti; ama Berlin sokaklarında ve müzelerinde gezmeye başlayınca, her yerin ayrı bir anlam taşıdığını gördüm. Belki de Berlin’in bir müze kenti olmasındaki en büyük etken bu yaşanmışlıklardı ve her müze verdiği bilgilerin yanında, alınması gereken derslerle doluydu. Aslında, yaşanılanlara bakılınca Berlin’i anlamak hiç zor değil ama sevip sevmemek size kalmış!

Berlin Duvarı Açık Hava Müzesi

2.Dünya Savaşı sonrası yaşanan soğuk savaş yıllarının, en büyük sembolü olarak gösterilir Berlin Duvarı. Günümüzde turistlik bir yapı olarak muhafaza edilen duvar, aslında çok derin dersler veriyor. Alınması gereken en büyük ders ise hiçbir şeyin baskı ve zorlama ile başarılamayacağı. Bunu anlamak için Berlin Duvarı’nın yapılışından yıkılışı arasında geçen sürece bakmamız yeterli!

Duvarın kalıntılarına Berlin’in çeşitli yerlerinde rastlamanız mümkün. Anıt olarak bırakılmış duvarın orijinal kalıntısı ise Doğu Yakası Galerisi ve Bernauer Caddesi’ndeki açık hava müzesinde bulunmakta.

Duvarın Yapılış Amacı:

Berlin Duvarının yapımı, 1961 yılında Doğu Alman meclisinin kendi vatandaşlarının Batı Almanya’ya göç etmesini engellemek için gizlice başlatılmıştır. Duvar, Doğu Almanya’ dan kaçışı önleyememiş üstelik kaçmak isteyen birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur.

Doğu Alman yönetimi, baskıyla bir şey elde edemiyeceklerini anlayınca 1989 yılında duvarın yıkılmasına karar vermiştir. Batı Almanya’da ise Berlin Duvarı Utanç Duvarı olarak anılmıştır!

Checkpoint Charlie Sınır Geçiş Noktası

Batı ve Doğu Almanya arasındaki en ünlü sınır geçiş noktasıdır. Bu kapıdan sadece turistler ve diplomatlar geçiş yapabiliyor, Alman vatandaşları ise diğer geçiş kapılarını kullanıyorlardı. Günümüzde turistlerin fotoğraf çektirdikleri turistlik bir bölge olmuştur.

Tiergarten Parkı

Berlin’in Tiergarten semtinde bulunan bu büyük parkı, Berlin de geçireceğimiz son güne bıraktık. Kaldığımız otele  çok yakın olduğu için günü burada geçirip akşam uçağına yetişmekti planımız.

Evet şehrin göbeğinde, içinde bir hayvanat bahçesi ve bir akvaryum bulunan kocaman ve bir o kadarda güzel bir park Tiergarten.

Burada beni en çok etkileyen ise çocuklar için ayrılmış oyun alanı oldu. Doğanın içinde ahşaptan yapılmış koca bir oyun alanıydı burası.

Çocukların rahatça koşup oynadıkları, ebeveynlerin ise çimlerde oturarak parkın tadını çıkarabildikleri harika bir alan yapılmış. Çocuk parkının hemen karşısında ise büyük bir cafe ve tuvalet bulunuyor. Kısacası çocuklu bir ailenin isteyebileceği her şey düşünülmüş.

Parkın içinde bulunan hayvanat bahçesi ve akvaryum ise düzenli ve çok bakımlı. Keza hayvanlar da öyle fakat çoğu hayvanın huzursuz ve insanlardan rahatsız olduğunu hissettim.

Hayvanların huzursuzluğu, sürekli insanlara arkalarını dönmelerinden ya da haykırarak bağırmalarından anlaşılıyordu. Gerçi doğada özgürce yaşamak varken, bir parkın içinde sıkışıp kalmak (O park ne kadar büyük olursa olsun) hiçbir canlının hoşuna gitmez!

Hayvanların huzursuzluğunu hissetmek dışında, parkı gezmek keyifliydi. Özellikle bir metropol kentinin göbeğinde bu denli büyük bir park olması çok güzel.

Ve Mustafa’s Gemüse Kebap

Berlin’e gidince uğramanız gereken yerlerden birisi de Mustafa’s Gemüse Kebap olmalı. Küçük bir büfe olmasına bakmayın içinde harika dönerler hazırlanıyor.

Dönerinden mi, özel soslarından mı, özenle hazırlanmış sebzelerinden mi bilmiyorum ama hayatımda yediğim en güzel tavuk dönerlerinden biriydi. Burası Berlin’de o kadar meşhur ki insanlar büfenin önünde uzun kuyruklar oluşturuyorlar. Oluşturulan bu uzun kuyruklarda her milletten insana rastlamanız mümkün.

İçinde sadece özel sosların ve ızgara edilmiş sebzelerin bulunduğu vejeteryanlara özel dönerler de yapılmakta.

Berlin’de Görmenizi Tavsiye Edebileceğim Diğer Yerler:

Berlin Yahudi Müzesi

Yahudiler’in sosyal, politik, kültürel tarihini ve Almanya’da Yahudi soykırımını anlatan ilk müzedir.

Müzeler Adası

Beş müzenin bulunduğu müzeler adası Berlin’de görülmesi gereken yerlerden biri. Spree Nehri üzerinede küçük bir adada kurulmuş müzeler adasında Bode Museum, Neues Museum, Alte Netionalgalerie, Altes Museum, Bergama Müseum ziyaret edebilirsiniz.

İlgini Çekebilir:

Masallar Kenti Prag

Metropol Kenti Berlin